Büyük Engel; “Kaygı”

Rehberlik6 Şubat 2016
Orhan Yayla

Üniversitelio Editörü

Büyük Engel; “Kaygı”

Bir zamanlar Hüsnü ile Hüsniye adında yaşayan mutlu bir çift varmış. Hüsniye akşamları yatarken bir tıkırtının duyulduğunu Hüsnü’ye söyler. “Hüsnü kalk eve hırsız girmiş  olabilir”. Hüsnü kalkar etrafa bakar hırsız falan yoktur. Tekrar yatağına döner ve yatar. Bu durum her gece tekrar eder. Geceleri artık bir kabus halini alır. Hüsnü her gece Hüsniye’nin hırsız geldi kalk talimatına uyar ve etrafı kolaçan eder. Bu durum tam otuz üç yıl devam eder. Her gece hırsız gelebilir endişesiyle huzurları bozulur. Otuz üç yıl sonra yine Hüsnüye bir tıkırtı duyar ve Hüsnü’ye kalk der. Hüsnü kalkar ve gerçekten de eve hırsız gelmiştir. Hırsız Hüsnü’ye kendisine zarar vermeyeceğini sadece değerli eşyalarını alacağını  söyler. Hüsnü hırsıza tabiî ki der. Bu en doğal hakkınız ama sizden önemli bir ricam var. Gitmeden önce karım Hüsnüye’ye uğrayın der. Hırsız bunun nedenini sorar. Hüsnü: “çünkü  tam otuz üç yıldır sizi bekliyordu”.

Evet; kaygılarımız, korkularımız, endişelerimiz hayatımızı zehir eder. Endişeler beraberinde onun gerçekleşme zeminini hazırlar.

Kaygı; kişinin gelecekte yaşayacağını tahminde bulunduğu gerçeği yansıtmayan korku ve endişedir.

İnsanlar müthiş donanımlara sahipler. Doğuştan getirdiği harikulade yeteneklere, kabiliyete sahiptirler. Bu potansiyellerini kullanarak zirveye doğru çıkarlar, bunu kullanmayanlar ise başarısız, basit ve sıradan bir hayat yaşar. Ne pahasına olursa olsun potansiyelinizi, donanımlarınızı kullanmak durumundasınız. Bazen bir takım sıkıntılardan dolayı potansiyellerinizi kullanamadığınız gibi bu potansiyelin düşük olduğundan şikâyet etmeye başlar. Yeteneklerinizin önündeki önemli engellerden biri de kaygılardır. Kaygılar gelecekteki işlerinizde kolaylık sağlamadığı gibi, bugünün gücünde ve enerjisinde de azalma oluşturur. Kaygılar potansiyeli kullanmayı ciddi bir şekilde etkiler. İnsanlar sürekli kaygılar yaşayabilirler. Önemli olan bu kaygıların düzeyidir. Tamamen kaygısız olun anlamında değil. Belli bir orana kadar kaygılar olmalıdır. O zaman kaygılar itici güç özelliği taşır. Sizi eyleme taşır. Başarılı olma duygusunu harekete geçirir.

Kaygılar bazen sınav süreciyle ilgili olur. Süreçte karşılanılacak başarısızlık endişeleri, anlamama sorunu, yapamama endişesi gibi durumlarda kendini gösterir. Çalışacağım ama anlayamayacağım, başarılı  olamayacağım, kavrayamayacağım, ben anlamazsam ne olur. Bu gibi durumlar potansiyelin açığa çıkmasını engellemektedir. Öğrencilerin büyük bir kısmı bu gibi endişelerden dolayı  çalışmalara kendilerini verememektedirler. Hep bu düşünceler etrafından hareket etmekteler. Duygular olumsuzluk taşımaktadır. Çalışacağım ama ya anlayamazsam endişesi öğrencinin büyük bir problemidir. Bu düşünce derslerin zor olacağı inancını pekiştirir. Dersleri istenilmez hale getirir. Ders çalışmalarda sürekliliği ortadan kaldırır. Oysaki biraz daha realist olmanız gerekir. Acaba bir işe başlamadan önce o işle ilgili pes etmeniz mantıklı mıdır? Onu yapamayacağınızı söylemeniz doğru mudur? Yenilgiyi başta kabul etmeniz ne kadar mantık kurallarıyla açıklanabilir. Bir diğer husus yenileceğine inandığınız bir işte ne kadar konsantre olursunuz. Ne kadar severek yaparsınız. Ne kadar zevk alıp mutlu olursunuz. Henüz maça çıkmadan kimin galip kimin mağlup olacağı hep meçhuldür ve meçhul kalmaya da devam edecektir. Zaten bu kural heyecan vermektedir. O halde hep yapabilirim, anlayabilirim, başarabilirim mantığıyla hareket etmelisiniz. O zaman duygu ve düşünce yönüyle pozitif olacak eylemler daha dengeli ve sağlam olacaktır. Derslerle ilgili çalışma sürecini gözden geçirin.

İkincisi girileceği sınav sonucu ile ilgili yaşanan kaygılar, endişeler. Sonuçta yaşanacak başarısızlık korkusu. Sınavlara hazırlanan öğrencilerin büyük çoğunluğu sınav sonucunun iyi olmayacağı inancındalar. Ders çalışırken, sınavlara girerken, ders dinlerken hep bu durumu düşünürler. Ya sınavım kötü geçerse. Ya başarısız olursam. Sınavdan sonra ailemin ve çevremin yüzüne nasıl bakacağım. Arkadaşlarıma karşı mahcup olursam. Emeklerimin karşılığı alamazsam. Bu tür endişeler ve düşünceler kendinize karşı olan iyi niyet inancını kırar. Kendinizi başarısız olarak görüp gerçekten de sonucu başarısızlık olarak bitirmeye neden olur ve bilginizi sınavlarda iyi bir şekilde kullanamazsınız.

Öğrenme sırasında gelecekle ilgili yaşanan kaygılar öğrenme kanallarını kapatmaktadır. Öğrenme sırasında zihninizi hep bu tür endişelerle uğraştırırız. Öğrenmelerin iyi yapılamama nedeni bu tür yersiz endişelerdir. Gerçek bir temele dayanmayan kaygılar sonucu anında kolay olabilecek öğrenmeleri zorlaştırmaktasınız. Öğrencilerin ben bunu anlayamam, bu ders zormuş ifadeleri öğrenmenin önüne konulmuş büyük engellerdir. Bu engelleri iradi bir şekilde aşmak durumundasınız.

Gerek sınav süreci, gerekse sınav sonucuyla oluşturduğunuz kaygılar size olumlu bir katkı sağlamayacaktır. Böyle düşünmekle işinizi zorlaştırmaktasınız. Henüz görmediğiniz bir sınavda kendinizi başarısız kabul etmeniz, o sınav öncesindeki çalışmalarınızın niteliğini ciddi bir şekilde etkileyecektir. Şampiyon gibi düşünün ki şampiyon olasınız. Üniversiteli gibi hareket edin ki üniversiteli olasınız. Yarışı, yarışa başlamadan önce kaybetmeyin. Başta dirayetli girin. Yapabileceğine dair olan inancınızı kuvvetlendirin. Sizden önce üniversiteyi kazanan binlerce insan varsa neden bu yıl onlardan biri siz olmayasınız. Unutmayın kaygılar mevcut gücümüzü tüketir.

İlk Soru Hakkı Senin!

avatar
wpDiscuz